Yaşar Doğu Kitabı

15.02.2016 05:59

Yaşar Doğu Kitabı

Mehmet Yılmaz

Ahmet Seven ağabeyimin çok uzun yıllara dayanan çalışması olan Yaşar Doğu kitabından söz edeceğim sizlere. Ama şunu söylemek lazım, Yaşar Doğu bir kitaba bile sığmayacak kadar büyük bir kahramanken onu böylesi küçük bir yazıya sığdırabilmek mümkün değil. Bu nedenle ne yazsam eksik kalacak. 

Hemşerimiz Cihan Pehlivanı Yaşar Doğu, Türk milletinin gururudur ama biz Samsunlular için apayrı bir övünç kaynağıdır. Vakti zamanında adının Spor Salonlarına, bazı mahalle, sokak ve dahi yüksek okullara verilmesi bu hafızanın taze tutulmasına da sebep olmuştur. 

Şimdi bilemiyorum, ben size kitabı mı anlatsam yoksa doğrudan Yaşar Doğu'yu mu? 

Önce kitaptan başlayayım. Ahmet Seven, bu kitapla başta Kavaklılar olmak üzere biz Samsunluların da memleket şerefini kurtarmıştır. Çünkü bu toprakların yetiştirdiği en büyük sporcu olan Yaşar Doğu ile ilgili bugüne kadar iki kapak arasına yerleştirilmiş elle tutulur bir kaynak yoktu.  Maalesef bizde tarih yapılır ama tarih yazılmaz! 

İşte Seven tam da bu ciddi açığı gidermiş. Kitabın klasik tabirle bir kopyala yapıştır? olmadığını görmek de beni hayli sevindirdi. Edebiyatçı titizliği ile bölümlenmiş ve adeta bir belgesel hatta bazen roman tadında yazılmış. Bu nedenle hacimce fazla olmasına rağmen kendini okutabilen bir kitap. 

Şimdi gelelim Yaşar Doğu'ya. Kitabın bize anlattığı şeylerden yola çıkarak ondan söz edelim. 

Yaşar Doğu'nun ataları 93 Harbinde Kafkasya'dan hicret ediyorlar. Dindar bir ailenin ferdi. O doğmadan önce Balkan Harbi için giden babası Osman Çavuş, köye geri döndüğünde oğlu henüz 5-6 aylıktır. Bu sefer de Dünya Savaşı için çağrılır. Muhtemelen Sarıkamış Cephesinde şehit düşer ve geri dönemez. Küçük Yaşar bir şehit çocuğudur ki yıllar sonra tabiri caizse hem atalarının hem de babasının öcünü Prag'daki final maçında şımarık bir Rus güreşçiden çok acı bir biçimde alacaktır. Çok sevdiği anası ile birlikte Karlı?dan Emirli'ye, baba evine giderler ve orada ilk hocası da olacak olan dedesinin himayesinde büyür. 

Herkes güreşçi olur ama herkes pehlivan olamaz düsturu vardır. Bu anlamda güçlü olmak, iyi güreş tutmak yeterli değildir. Nitekim yıllarca hile yapan, çayırda ya da minderde pislik yapan güreşçilerle de karşılaşır. Ancak o mükemmel bir sporcu olduğu kadar mütekamil bir insandır da. Temiz ahlak, iman, edep, haya, centilmenlik, mertlik, yiğitlik. Hepsi bu genç adamın üstünde mümeyyiz olmuştur. Ömrünün sonuna kadar da bu üstün vasıflarını koruyup, taşıyacaktır. Bütün maçlarına iki rekat nafile namaz kılıp çıkar ve Türk milletinin yüzünü güldürmek için dua eder. 

Şöyle söyleyeyim, eğer Yaşar Doğu kitabı bir senaryo olsa idi senarist bazı şeyleri yazmaya cesaret edemez, abartılı bulunacağından korkabilirdi. Ancak biz biliyoruz ki, bütün o müsabakalar, o maç öncesi yaşanan talihsizlikler, bazı kötü adamlar, fedakarlıklar, diyaloglar? Hepsi gerçektir. 

İşte tam da bu nedenle Batılıların Rocky misali uyduruk kahramanlar ürettiği bir dünyada bizim her şeyiyle gerçek kahramanlarımız var. Evet, sırtının yere gelmemesi de dahil pek çok konuda Yaşar Doğu adeta bir mitoloji kahramanı gibidir. Mesela aynı anda hem serbestte hem de grekoromende şampiyon olmaktadır. Yine mesela Dünya güreş tarihinde eşi olmayan bir durum; Celal Atik, Gazanfer Bilge ve Yaşar Doğu, aynı anda üç minderde şampiyonluk mücadelesine çıkarlar. Bir yandan rakipleriyle güreşirken bir yandan da dostlarının maçını seyrederler! Art arda üçü de rakiplerini tuş ederek dünya şampiyonu olurlar. Şimdi bunu bir film sahnesi yapsanız eleştirmenler sizi yerden yere vurur. Ama bu gerçektir işte. 

 

Kitapla ilgili yazacak o kadar çok şey var ki; o nedenle sizden ricam mutlaka edinip okumanızdır. Böylece o büyük adama hayranlık duyacaksınız.  

 

Birkaç küçük notla bitirelim. Genç Yaşar Kavak köylerinde güreşlere gitmek için genelde sabah namazını kılıp evden çıkar. 4-5 saat yol gittiğinde güreşler başlamış olur. Kendisi yayan gittiği için yorgundur. Bu nedenle önce rakibinin altına yatar. 10-15 dakika dinlenir. Sonra da kalkıp, rakibini yener. Bu onun dinlenme taktiğidir. 

Boyu 1.68 dir. Irak'taki bir turnuvada Fransız bir doktor kendisinin muayene etmek ister. Doktora göre onun bu fiziki şartlarda ağır sıklette şampiyon olmayı bırakın, güreşmesi bile imkansızdır. Tetkik eder ve buna tıbben imkan yok teşhisi koyar. Bizim Yaşar Pehlivan ise sadece tebessüm eder. Çünkü o İran, Mısır, Irak ve Pakistan'ın devasa pehlivanları da dahil rakibi genelde tuşla yenen bir efsanedir. 

 

Yaşar Doğu, fakirlik içinde büyümüş, idman yapmayı kireç ocağında ya da tarlada çalışmak olarak bilmiş biridir. Öyle ballı sütler falan yoktur. Çok iri yapılı da değildir. Ama onda halk arasında ?acı kuvvet? denilen Allah vergisi bir güç vardır. 

 

Talihsiz bir insandır çünkü hem minder güreşine geç başlamış hem de gençlik yılları II. Dünya Savaşına denk gelmiştir. Bu nedenle 2 Olimpiyat ve biri sürü uluslar arası turnuva yapılamamıştır. Türk güreşinin efsanevi 1948 Londra Olimpiyatlarında şampiyon olduğunda 35 yaşındadır. Gençlik yıllarında kaçan turnuvalar da olsa muazzam bir altın tablosu olurdu. 

 

Maalesef 48 yaş gibi çok genç bir yaşta kalp krizine yenilmiştir. Ömrünün son 8-9 yılını güreş antrenörü olarak tamamlamıştır. Türk milletine yaşattığı gururlar nedeniyle Cebeci Askeri Şehitliğine defnedilen tek sivildir. 

 

Yazı bu haliyle bile uzun oldu ama yazacak o kadar çok şey var ki. 

 

Yaşar Doğu'yu gurur, rahmet ve hasretle anıyorum. Mekanı cennettir inşallah. Ahmet Seven'e de bu kitabı için bir Samsunlu olarak çok teşekkür ediyorum.


http://www.haberexen.com/yasar-dogu-kitabi-2396yy.htm

yorum ekle

Yorum Yaz

Diğer Haberler

  • SEVEN: YAŞAR DOĞUNUN ÖRN...

     TRT Trabzon Radyosunda yayınlanan Köşe Bucak Karadeniz Programına konuk olarak katılan Arş. Yazar Ahmet Seven Türk Güreşinin Sembolü Yaşar...

  • Yeni yapılacak binalarda...

    Yeni yapılacak binalarda 'kütüphane' zorunluluğuÇevre ve Şehircilik Bakanlığının Resmi Gazete'de yayımlanan yeni yönetmeliğine göre, 40'tan faz...

  • HAFTANIN RÖPORTAJ KONUĞU:...

    SAMSUN YAZARLAR DERNEĞİ KÜLTÜR ÇALIŞMALARI:Samsun Yazarlar Derneği Başkanı değerli Araştırmacı Yazar Ahmet Seven ile keyifli bir röportaj gerçekleştir...

  • 23 NİSANDA SAMSUNDAN ÖNEM...

    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle Samsun Yazarlar Derneği Başkanlık koltuğuna Mustafa Emre Caner oturdu. Tüm çocukların 23 Nis...

  • KÜTÜPHANELERE SAHİP ÇIKAN...

    Samsun Yazarlar Derneği Başkanı Ahmet Seven, 30 Mart-5 Nisan tarihleri arasında kutlanan Kütüphaneler Haftası dolayısıyla bir açıklama yaptı. KÜTÜPHA...

  • BİL KOLEJİNDE GENÇLERE TA...

    Samsunun özgün ve önde gelen özel eğitim kurumlarından Bil Koleji Samsun Yazarlar Derneği Başkanı Ahmet Seven'i konuk etti. Ahmet Seven toplantı salo...

  • KARADENİZ KİTAP FUARI KİT...

    KARADENİZ KİTAP FUARI KİTAP BAYRAMI HAVASINDA GEÇTİAhmet SEVEN...

  • KARADENİZ 6. KİTAP FUARI ...

    KARADENİZ 6. KİTAP FUARI YOĞUN İLGİ GÖRDÜBu yıl 15-23 Şubat 2020 tarihleri arasında düzenlenen Karadeniz 6. Kitap Fuarı sona erdi. TÜYAP Tüm Fuar...